top of page

Karanlık İhtimal

Çirkinliği karanlıkla örtmeye benziyor biraz. Ben anlatayım, sen hayal et. Senin hayalinde tasvir ettiğin çirkinlik, gerçeğin yanından bile geçmez tahmin ediyorum. Siyah beyaz bir fotoğraf bu mesele, gündüz mü gece mi belli değil. Sen nasıl yaşamak istiyorsan.

Yanaklarımdaki kızıl belayı, bir kış gününün tatlı kızarıklığı ile açıklamak zorunda kaldığımı hatırlıyorum. Şimdilerde her durumu ayırt edebilecek kadar akıllı değil insanoğlu. O günde edemedi zaten.

Bir ceketin delik astarından kayıplara karışıp gitmiş, kurtarılmayı bekleyen bir bozuk para gibi oradan oraya sürüklendim. Gün gelecek, kıymetim bilinecek, bir servetten daha mühim hissettireceğim. Oysa farkına varıyordum olgunlaştıkça; bir ceketin iç dünyasında onunla beraber yolculuk etmek, asla tenine dokunmak değildi. Yakın olmak her zaman beraber olmak değildi ki.

Ama insanın böyle garip bir tarafı var işte. İhtimal sevdalısı… Bir ihtimalin tutkunu olmak, olasılığını hesaba katmadan. Yalın bir muhasebesi var bu işin. Aklının odalarında ufak bir pencereden dahi süzülse karanlık, ateşe vermek tüm her şeyi. Tüm negatiflerin hükümsüz olduğu bir matematik bu tutku. En fazla sıfır var, en az yine sıfır. İmkansızlığa yer yok senin anlayacağın.

Ayağına taş değmesin diye yalın ayak gezdim ben bu memleketi. Geceleri ayaklarımın sızısını tatlı bir hatıra niyetine yazıyorum soğuk taş duvara. Biraz soğuk, iyi geliyor galiba… Her sokağın, hangi köşesinde ne renk kedi var bilirim belki sayesinde. Mesafe kavramını yalnızca vücut hatlarına indirgemiş bulundum bir kere. Saçlarının omuzlarına dökülme mesafesi en sevdiğim seyahat. Yolcusu olma şerefine nail olamadığım bir yolculuk tabii. Limanından mutlu, mutsuz ayrılanlarından yüzünde bıraktığı izlerin de takipçisiyim.

Bir inci gibi kapaklarına hapis gözleri ne düşler, Bozkırı yeşerten yaşları kim için düşer, Gönlündeki kavrulan yangın daha nasıl söner, Ben bilemedim…


2 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Soğuk Çay

Cemre

bottom of page